-------KARAKOCA KÖYÜ KARACABEY BURSA---------------KARAKOCA KÖYÜ SİTESİ ZİYARETÇİLERİ HOŞGELDİNİZ ÖNERİLERİNİZİ BEKLİYORUM!___________________________ İLGİLERİNİZE TEŞEKKÜR EDERİZ. __________________________
BULUŞMA NOKTASI TIKLA.
Menü
Son Yazılarım
BURASINI OKUMADAN GEÇMEYİN!
  • SüperTeklif'e üye ol, sen de kazan!  
  • SİZLER İÇİN
    YAYINLANMASINI İSTEDİĞİNİZ FOTOĞRAFLARINIZI YOLLARSANIZ DEĞERLENDİRİRİM.
    Adresim: meksi71@hotmail.com
    karakoca köyü
    karakoca köyü

    • 21/10/2008 - KÖYÜMÜZ DERNEĞİNE SAHİP ÇIKALIM!

     

     

     

     

     

     

     

    SEVGİLİ HEMŞEHRİLERİMİZ.

    KÖYÜMÜZÜN YEGANE DERNEĞİ KURULDUĞU GÜNDEN BUYANA AYAKTA KALMA SAVAŞI VERMEKTE,SİZ HEMŞEHRİLERİMİZDEN GEREKLİ DESTEĞİ GÖREMEMEKTEDİR.

    DERNEĞİMİZİ YAŞATMAK İÇİN HİÇ OLMAZSA AKŞAMLARI KAHVEYE DİYE ÇIKTIĞIMIZDA DERNEK LOKALİNE GİTMEK BAŞLANGIÇ İÇİN FENA OLMAYACAKTIR.

    LOKALE UZAKTA OTURANLARIMIZDA HAFTADA BİR DE OLSA DERNEĞİMİZİ ZİYARET EDERLERSE MUTLAKA KATKILARI OLACAKTIR.

    SİZLERDEN DİĞER HEMŞEHRİ DERNEKLERİNİ ÖRNEK ALIP BİZLERİNDE ONLAR GİBİ DAVRANMAMIZ GEREKTİĞİNİ İSTEMEK ZORUNDAYIM.

    BURSA ARTIK BÜYÜK BİR METROPOL BİREY OLARAK ÇOK FAZLA KAALE ALINMAYIZ AMA DERNEKLEŞEBİLİR VE BİRLİKTE HAREKET EDERSEK ÖNÜMÜZDEKİ YILLARDA BİZDE KENDİ HAKLARIMIZI VE HEMŞEHRİLERİMİZİ KORUMADA ETKİN ROL ALABİLİRİZ.

    TABİİ DERNEĞİMİZ SAYESİNDE KÖYÜMÜZÜN SORUNLARINADA DİKKAT ÇEKEBİLİR HAKETTİĞİMİZ HİZMETİ KÖYÜMÜZE GETİREBİLİRİZ.         

    HEPİNİZE HAYIRLI GÜNLER,HAYIRLI İŞLER DİLERİM. ALLAH,A EMANET OLUN!                                                                                                                  

    MUSTAFA EKŞİ                     

     

    Yazanlar (yok) Yorum Yaz

    • 2/4/2008 - ARPACIK ÜRETİMİ

    ARPACIK ÜRETİMİ:

    Arpacık (Kıska – Göğer) ile yemeklik soğan üretimi : Arpacık ile yapacağımız yemeklik soğan üretiminde ana üretim materyalini ülkemizin çeşitli yörelerinde Arpacık, Kıska, Göğer, olarak adlandırılan küçük soğancıklar oluşturur.

    Öncelikle bu arpacıkların yetiştirilmesi, seçilmesi ve muhafaza edilmesi ile ilgili hususların açıklanması gerekmektedir. Kullanılacak arpacığın özellikleri yapılacak üretimin başarısında önemli rol oynar.

    Arpacık üretimi : Bir üreticinin hem arpacık hem de yemeklik soğan üretmesi mümkünse de profesyonel yetiştiricilikte bu yol önerilmez. Arpacığı üreten kişinin sadece bu üretimde ihtisaslaşması başarı şansını yükseltmektedir. Ancak üretici tarafından kullanılacak olan arpacığın özellikleri yemeklik soğan üretiminde arpacığı kullanacak üreticinin de başarılı olup olmamasını etkileyen en önemli faktörlerden birisi olduğu için, yemeklik soğan üreten çiftçinin arpacık aldığı üreticiye tam olarak güvenmesi gerekir. İşte bu güven yetersizliği nedeniyle üretici genelde arpacığı da kendisi üretmeyi tercih eder.

    Arpacık üreten kişinin, o yörenin ekolojik koşullarına adaptasyonu yüksek pazarda aranan bir çeşidin tohumlarını bir tohum firmasından satın alması gerekir. Standart çeşitlerde çoğu zaman bu tohum da üretici tarafından üretilir. Soğan tohumları çimlenme güçlerini hızla kaybettiklerinden dolayı soğan tohumların o yılın tohumu olmaları önemlidir.

    Yukarıda sayılan hususlara dikkat edilerek satın alınan soğan tohumu elde edildikten sonra, arpacık üretimi için tarla seçimi yapılır. Arpacık üretimi yapılacak tarlanın yabancı otlardan temiz olması gerekir. Ayrıca tarla toprağı besin maddeleri açısından özellikle azot yönünden zengin olmamalıdır. Arpacık gelişmesi ve hasat sırasında karşılaşılacak sorunların çözümü için ağır killi topraklardan kaçınılmalıdır. Besin maddelerince fakir, kolay işlenebilen hafif karakterli topraklar tercih edilir.

    Arpacık yetiştirilecek tarla sonbaharda 15-20 cm derinlikte işlenir. Kış döneminde toprağı işleme fırsatı bulunursa yüzeysel olarak kaz ayakları ile işlenerek otların gelişmesi önlenir. Böylece ekim zamanına ulaşılır. Ekim yapılacak bölgeye bağlı olarak Şubat sonundan itibaren Mart ve Nisan ayı başlarında toprak iyice inceltilerek ekime hazırlanır. Arpacıkların gelişmesi döneminde bakım işlerinin kolayca yapılabilmesi, fazla gelen yağmur sularının tahliyesi ve ekilen tohumların daha iyi çimlenebilmesi için drenaj görevi de görecek şekilde tarlada yüksek taraftan alçak tarafa doğru 120 cm denişliğinde aralarında 40 cm mesafe bırakılarak tahtalar hazırlanır. Tohum bu tahtalar üzerine serpme olarak ekilir. Ekimin yeknesak yapılabilmesi için belli alana ekilecek tohum miktarı en az ikiye bölünerek o alana iki defada ve çapraz olarak ekilir. Tohumların üzerine çimlenmeyi kolaylaştıracak ve su tutmayı sağlayacak materyalle hazırlanan harçtan 1 cm kalınlığında kapak atılarak tohumun toprakla iyi temas etmesini sağlayacak şekilde baskı tahtalarıyla bastırılır. Mini spring yağmurlama sistemi ile veya alan küçükse süzgeçli kovalarla sulanır. Hava şartlarına bağlı olarak çimlenme 2-3 hafta içinde olur. Soğan bitkilerinin ilk yaprakları, üzeride tohum kabuğu ile birlikte ikiye katlanmış olarak toprak yüzüne çıkarlar. Gelişme başlangıçta çok yavaş olur, sonra hızlanır. Genellikle bu dönemde havalar yağışlı olduğu için ot alma dışında başka işlem yapılmaz. Bitkiler gelişmelerini sürdürürler. Hafif karakterli toprakta yapılacak yetiştirmelerde toprağın Fosfor ve Potas yönünden takviye edilmesi dayanıklı arpacık üretmede yararlı olur. Arpacıkların gelişmesi döneminde soğan sineği zararına karşı dikkatli olmalı ve gerekli müdahale yapılmalıdır.

    Bitkiler arpacık oluşturarak Haziran sonu veya Temmuz ayı içinde hayat devrelerini kapatırlar. Bu dönemde arpacıklar sökülerek 8-10 cm kalınlığı geçmeyecek şekilde şekilde alttan hava alabileceği bir yere serilerek direkt güneş ışınlarından korunarak kurutulurlar. Hafifçe ovularak kuru yaprak ve köklerden arındırılır ve 24-26 °C’lik sıcaklıkta havadar depolarda depolanırlar. Bunun için en basit yöntem Hollanda kasalarına konularak saklamadır. Arpacıklar kışın 20 °C’nin üzerindeki sıcaklıklarda muhafaza edilmelidir.

    Kışın 20 °C’nin altındaki sıcaklıklarda saklanan arpacıklar soğan oluşturmadan, hemen dikildikleri yılın baharında generatif faza geçerek çiçeklenirler. Bu, yemeklik soğan üretiminde hiç arzu edilmeyen bir durumdur. Bu nedenle arpacıkların saklanması büyük önem taşır.

    Generatif faza geçmede arpacığın büyüklüğü de önemli rol oynar. Normal koşullarda sıcaklığa dikkat edilerek depolansalar dahi 2 cm veya daha fazla kesite sahip arpacıklarda soğan oluşturmadan, generatif faza geçerek çiçeklenme gösterme oranı yüksektir. 12-18 mm çapındaki arpacıklar soğan yetiştirmede ideal arpacıklar olarak kabul edilir. Arpacık iriliği arttıkça birim alan için kullanılan arpacık miktarı da artar. Bu artış maliyet artışı demektir.

    Bu şekilde üretilen arpacıklarda yemeklik soğan üretimi yapıldığı gibi 20 mm’den daha büyük çaplı arpacıklar yeşil soğan üretiminde kullanılırlar.

    Arpacık ile soğan üretimine, üretilen bu arpacıklar ile başlanır. Arpacık ile soğan üretim şekli ve özellikleri aşağıda verilmiştir.

    Arpacık üretiminin aksine arpacıkla soğan üretiminde kullanılacak tarlanın 15-20 cm derinliğindeki kısmının organik ve anorganik besin maddelerince zengin olması gerekir.

    Soğan yetiştirilecek tarla yanmış çiftlik gübresi ile dikimden en az üç ay ünce gübrelenir. Gübreleme organik gübre ile yapılacaksa dekara 2-3 ton yanmış gübre erken sonbaharda toprağın 15 cm’lik derinliğine sürüm ile karıştırılır. Organik gübre kullanılmayacak ise gübrelemenin dikimden önce yapılan toprak işlemesi ile 8-10 cm derinliğine verilmesi gerekir. Dekardan 4-5 ton verim alınması planlanıyorsa arpacık dikiminden evvel Disk-Harrow derinliğine (8-10) cm dekara 12-12 kg N, 8-10 kg P2O5, 12-15 kg K2O verilmelidir. Disk Harrow ile inceltilmiş toprağa hafif bir sürgü çekilerek toprak dikime hazır hale getirilir. Arpacıkların dikimi sıra vari yapıldığı gibi saç ayağı şeklinde de olabilir. Ancak sıravari dikim, bakım ve hasat işlerinin yapılması aşamasında büyük kolaylık sağlar. Bu nedenle tercih edilmesi gereken bir dikim yöntemidir.

    Yetiştirmenin yapıldığı bölgeye bağlı olarak şubat veya mart ayı içinde hazırlanan toprağa, sıra arası 25, sıra üzeri 8 cm olacak ve arpacıkların ucu toprak yüzeyinde kalacak şekilde elle dikim yapılır. Makineli arpacık dikimi denenmiş ise de başarılı olmamıştır. Kullanılan arpacık iriliğine bağlı olarak dekara 35-40 kg arpacık kullanılır.

    Dikilen arpacıklar hemen kök meydana getirerek topraktaki besin maddelerinden yararlanırlar ve gelişirler. Arpacıklar başlangıçta kök ve çok miktarda da yaprak meydana getirirler ve bu yapraklarda depolandıkları besin maddelerini soğan oluşturma döneminde sopanda depolarlar. Esasen soğan, yaprakların rozet şeklindeki gövdenin üst kısmında depo yaprağı oluşturmasıyla meydana gelir. Soğan oluşturma, gün uzunluğu ve güneşlenmeye bağlı olarak hızlanır ve soğan çok kısa bir sürede oluşur. Soğan oluşunca bitki hayat devresini k

    kapatır. Önce dış yapraklarından başlayan bir sararma olur. Dış yapraklardan başlayan bu sararma yaprak uçlarından soğan doğru ilerler ve yapraklar kurur. Soğanlar bu dönemde hasat edilirler. Bundan sonraki işlemler direkt tohum ekimi yoluyla yapılan soğan üretiminde olduğu gibidir.

    Arpacıkla yemeklik soğan üretiminde elde edilen üründe soğan iriliği büyük ölçüde yeknesaktır, ayrıca doğrudan tohum ekimi suretiyle üretime göre daha erkenci üretim söz konusudur. Tohum ile üretim yöntemindeki çimlenme riski yoktur. Bu gibi avantajları yanında arpacık bedeli ve arpacıkların dikimi gibi bazı maliyet unsurlarının ilave olması gibi bazı dezavantajları vardır.

     Bu yazı    www.tarimziraat.com/sebzecilik/a20-soğan_yetiştiriciliği/soğan_nasıl_yetiştirilir.html - 55k - adlı internet sitesinden alıntıdır.

    MUSTAFA EKŞİ

    Yazanlar (yok) Yorum Yaz

    • 1/4/2008 - KÖYÜMÜZDE KUTLU DOĞUM HAFTASI ETKİNLİKLERİ

    Yâ Rasûlallah, eğer Sen, gelmeseydin âleme,

    Güller açmaz, bülbül ötmez, mechûl esmâ Âdem’e

    Varlığın mânâsı kalmaz, garkolurda mâteme!....

    Peygamberimizin dünyayı teşrifleri olan Mevlid-i Nebevi (Hicri Rebiülevvel ayının 12. gecesi), asırlardır milletimiz tarafından “Mevlid Kandili” olarak kutlanmaktadır. Diyanet İşleri Başkanlığı ve Türkiye Diyanet Vakfı, yüzyıllar önce bir ilim ve kültür bayramı şeklinde kutlanan mevlid geleneğini canlandırmayı amaçlamış, bu düşünce ile de Peygamberimizin doğum gününü içine alan haftayı, “Kutlu Doğum Haftası” olarak ilan etmiştir.

    Diyanet İşleri Başkanlığı ve Türkiye Diyanet Vakfı tarafından 1989 yılından itibaren Peygamber Efendimizin doğum yıldönümleri, her yıl “Kutlu Doğum Haftası” adıyla ilmi ve kültürel etkinliklerle kutlanmaktadır.

    Bu etkinliklerin bir uzantısı olarak yıllardır bizde köyümüzde bu güzel geleneği yaşatıyor ve yaşıyoruz.

    Bu vesile ile tüm köy halkımıza nerede yaşıyorsa yaşasın bu mutlu ve anlamlı günde köyümüze toplanmaya davet ediyor mümkünse eşini dostunuda getirip kutlu doğum haftası etkinliğimizin kalabalık ile coşku ile kutlanmasına katkı yapmaya çağırıyoruz.

                                                                                                                                Mustafa Ekşi

    Yazanlar (1) Yorum Yaz

    • 31/3/2008 - ZEYTİN YETİŞTİRİCİLİĞİ

     

    ZEYTİN YETİŞTİRİCİLİĞİ

    Bu dersimizde zeytin yetiştiriciliği başlığı altında bahçe tesisi ve dikim sıklığı, zeytincilikte sulama, budama, hasad ve zeytin hastalıkları ve zararlıları konularını işleyeceğiz.

    BAHÇE TESİSİ VE DİKİM SIKLIĞI

    Zeytin, besin maddelerince fakir ve sulama imkânı bulunmayan kıraç yerlerde yetiştiği gibi, entansif ziraata daha uygundur.

    Entansif bir zeytincilik tesisi, sulanabilir ve verimli sahalarda kurulmalıdır. Ilıman iklimden hoşlanan zeytin için kış sıcaklığı -7°C ve yıllık yağış miktarı 400 mm’den aşağı düşmemelidir. Nem miktarının uygun olduğu toprakta 75 cm, ana kayanın yekpare olduğu yerlerde ve en az 150 cm derinlikte dikim yapılmalıdır. En ideal toprak kalkerli-kumlu, derin nemli ve besin maddelerince zengin olanıdır. Taban suyunun yüksek olduğu yerde tesis kurulmaz, ancak drenaj yapıldıktan sonra kurulabilir.

    Meylin az olduğu yerlerde toprak muhafaza tedbirleri alınarak, meylin %5’den fazla olduğu yerlerde özel teraslamalarla tesis kurulur. Bahçe tesisinde çeşit de önemlidir. Yağlık (Ayvalık, Erkence, Çakır ve Kilis)  sofralık  (Domat,  Gemlik,  Manzanilla  vb.)  her  iki  türlü değerlendirilebilen çeşit ise Memeciktir.

    Çeşit seçimi iki açıdan önemlidir. Aralık ve mesafe yönünden Donat ve Ayvalık gibi kuvvetli gelişen çeşitlerde 8x8 m veya 7x9 m mesafe korunurken Gemlik'te sulanabilir şartlarda 5x5 m mesafeye uygundur.

    İzmir sofralık gibi kendine kısır çeşitlerden ise kapama bir bahçe kurulmamalıdır. Kısmen kendine verimli çeşitlerle de (Ayvalık, Gemlik gibi)  etrafta zeytinlik tesisi  yoksa  kapama olarak çalışmaktan kaçınılmalıdır. Bunun için çeşit belirlenirken en yakın tarım kuruluşundan bilgi alması uygundur.

    Farklı şartlarda değişik dikim şekilleri uygulanan zeytincilikte; kare, dikdörtgen, üçgen, kontur gibi dikim şekilleri uygulanır. Düzgün ve dik açılı yerlerde kare ara ziraati yapılmak istenen yerlerde dikdörtgen, geniş ovalarda ve büyük sahalarda birim alanda ve büyük sahalarda birim alanda daha fazla ağaç kullanmak için üçgen şekli, Meyilli ve toprak-su muhafaza tedbirlerinin alınamadığı yerlerde, bu tedbirler alındıktan sonra kontur dikim yapılır. Zeytin tesisinin dikimi sırasında iyi bir toprak işlemesi, gerekli ise drenaj ve tesviye işleri mutlaka yapılmalıdır.

    Kullanılan fidanlar aşı ve çelikleme yöntemi ile 2-3 yaşına getirilip sonra tesise dikilirler. Fidanlar verimli klonlardan üretilmiş ve sağlıklı olmalıdır.

    Fidan dikiminde 80x80 cm’lik bir derinlikte açılan çukurlara dikim tahtası ile dikim yapılmalıdır. Dikim esnasında çukura temel gübreleme yapılmalıdır ve fidan çukura yerleştirilir. Dikim, tüplü fidanda toprak seviyesinde olmalı, aşılı fidanlarda ise aşı noktası toprak altında kalmaması için dikkat edilmelidir. Fidanlar dikilmeden önce kök ve taç budaması yapılıp, dikim sonunda can suyu verilmelidir.

    Dikim sonrası hastalık ve zararlılardan korunmak için kesim yerleri macunlanmalı, birkaç yıl bolca sulanmalı yabancı ot mücadelesi yapılmalı, çanakta oluşan kaymak çapalanmalı, hastalık ve zararlılarla yoğun mücadele edilip ikinci veya üçüncü yıl hafif kesimle şekil verilmeye başlanmalıdır.

    Tabiatta her yerde ve her toprakta çeşitli bitkilerin yetiştiğini görüyoruz. Ancak bunlar mevcut koşullar altında kendilerine uygun büyüme ortamı bulabilen ve aralarındaki rekabetten üstün çıkan yabani bitki türleridir. Kültür' bitkilerinin üretilmesinde ise toprağın bazı özel nitelikler taşıması gerekir. Toprağı canlı duruma getirmek ve bu durumu sürdürmek toprağı işlemekle mümkündür.

    Toprak işlemenin pratik faydaları şunlardır; toprağı kabartmak, su tutma kapasitesini artırmak, gerekli olan havayı temin etmek, homojen bir yapı oluşturmak ayrıca verilen kireç, kompost, yeşil ve mineral gübrenin toprakla gerektiği gibi karıştırılmasını sağlamak ve yabani otları yok etmektir.

    Böylece toprak fiziksel, kimyasal ve biyolojik olaylar için gerekli ortamı kazanmış olur.

    Hasat sonu sıra araları soklu pullukla derin olarak işlenebilir. Ağır topraklarda derin işleme bir ihtiyaçtır. Kumlu topraklarda derin işlemeye gerek yoktur. Orta ve ağır bünyeli topraklarda pulluğun aynı işleme derinliğinde sık sık kullanılması sonunda taban taşı denilen bir katman oluşur. bu tabaka dip kazan aleti ile sürülmelidir veya sürüm derinliği değiştirilmelidir.

    İlkbaharda toprak işleme kazayağı, diskaro, kombine tırmık gibi aletlerle yüzeysel sürüm yapılır. Bu dönemdeki toprak işlemenin çiçeklenme tutumu başlangıcından bir kaç hafta önce bitirilmiş olması gerekir. Yüzeysel toprak işlemenin amacı, sulamadan sonra yüzeysel toprağın yapısını iyileştirmek ve yabancı ot kontrolünü sağlamaktır.

    Meyilli arazilerde toprak erozyonunu önlemek ve su tutumunu sağlamak için toprak işleme meyile dik yönde yapılmalıdır.

    Gübreleme ağaçlarda düzenli bir gelişme ve büyüme ile daha bol ve kaliteli ürün elde etmek için vazgeçilmez bir bakım tedbiridir.

    Dengeli beslenmeyen ağaçlarda ürün miktarı azalır, yağ miktarı ve kalitesi düşer, daneler küçülür, hastalık ve zararlılara mukavemetleri ve soğuğa dayanma güçleri azalır.

    Bir ağaca verilecek gübre miktarları yaklaşık olarak; azotlu gübrelerde 250 gr. ile 3.5 kg süper fosfatta 0-3 kg, potasyum sülfatta ise 500 gr ile 2 kg arasında değişebilir. Ağaç dengesini muhafaza edebilmek için mutlaka analizlere uygun gübreleme yapılmalıdır.

    Zeytin ağacı gelişme başlangıcı ve çiçeklenme dönemi olan Mart- Mayıs ayları ile çekirdek sertleşmesi dönemi olan Temmuz aylarında daha fazla bitki besin maddesine ihtiyaç duyarlar. Bu gibi tesislerin Şubat Mart aylarında gübrelemesi gerekmektedir.

    Gübre uygulamalarında azot, fosfor ve potasın hepsi birden verileceği gibi fosfor ve potasın tümü, azotun ise 2/3'ü Şubat-Mart'ta 1/3'ü de sonbaharda uygulanır.

    ZEYTİNCİLİKTE  SULAMA

    Ülkemizde 800 bin hektarlık alanda zeytin tarımı yapılmakta, bunun ancak %75'i sulama imkânlarına sahip az meyilli veya düz arazilerde  geri  kalanı  da  fazla  meyilli,  sulanamayan  araziler üzerindedir.

    Zeytinde verimi etkileyen önemli hususlardan birisi de topraktaki mevcut  rutubetin  muhafazasıdır.  Bunun  için  alınacak tedbirler şunlardır:

    1. Meyilli arazilerde toprağın daha fazla su tutmasını sağlamak, erozyonu önlemek için uygun tipte teraslar yapmak,

    2. Sulama imkanı olmayan zeytinliklerde toprakta daha fazla su depolanmasını sağlamak ve toprak rutubetini muhafaza etmek üzere toprak işleme ve yabani ot mücadelesine önem verilir.

    3. Mümkün olan yerlerde zeytinliklerin sulanması.

     

    Zeytin yıl içersindeki tüm gelişme dönemlerinde topraktaki nem eksikliğine göre çeşitli tepkiler gösterir. Bunları gidermek için ihtiyaç duyduğu dönemlerde sulamak gerekir. Bu da çiçeklenme sonu ile meyvede renk dönüşümü aşamaları arasındaki dönemdir. Özellikle çekirdeğin sertleştiği dönemdir. Bu dönemde sulama yapılırsa ürün miktarı arttığı gibi ürünün sofralık değeri de yükselir.

    ZEYTİNCİLİKTE  BUDAMA

    Sulama kadar budama da verime yönelik uygulanan kültürel işlemlerden birisidir. Zeytin ağacının gençlik, olgunluk ve yaşlılık dönemlerine  ait  muhtelif safhalarında farklı  budama sistemleri uygulanır. Bunlar şekil, mahsul ve gençleştirme budamaları olarak değerlendirilirler.

    Şekil budaması, fidanın mümkün olduğu kadar kısa sürede şekillenip geliştirilerek meyveye yatmasını sağlamak için yapılır. Ağacın ilerideki tacını bu safhada oluştururuz. Bu da tek gövde 3-4 anadallı vazo şeklinde uygulanır.

    Zeytin dalları güneş yakmasına çok hassastır. Sert budama anadalları güneş ışığına maruz bırakır. Güneş yakmasından da korunmak üzere dallar üzerinde iyi bir yaprak örtüsü teşekkül ettirilmelidir. Gelişmeyi yavaşlatacak aşırı kesimden kaçınmalıdır.

    Fidanlıklarda ve genç tesislerde ilk yıl; çatıyı teşkil edecek ana dalları oluşturmaya yönelik seyreltmeler yapılır ve gövde üzerinden ve ayrıca dipten çıkan kuvvetli dip sürgünleri temizlenir. Daha sonraki yıllarda tacın dengesini bozan birbirine yakın, üst üste binmiş gereksiz dallar uygun şekilde kesilir. Bu işlem yazın yapılabildiği gibi kışın da yapılabilir.

    Verimlilik  devresindeki  budamaya  mahsul  budaması denilmektedir. Amaç tacın yaprak odun oranı açısından dengede tutulması  suretiyle  yeşil  aksamın  daha  iyi  havalanmasını, güneşlenmesini temin etmek suretiyle verimliliğin  devamı sağlanmaktadır.

    Mahsul budamasında esas gaye, mahsulün bol olduğu zaman ürünün fazlasının biraz seyreltilmesidir.

    İki yılda bir dolu yılına girerken yapılan budamanın yanında. her yıl  yapılanı  verim  yönünden  en  iyisidir.  Budama  ilkbaharda yapılmaktadır. Soğuk tehlikesi yüksek olan yerlerde şiddetli soğuklar geçtikten sonra budama yapılmalıdır. Bol su ve gübre bulan ağaçlar hafif bir şekilde budanmalıdır ki, aşırı kuvvetli sürgün teşekkül etmesin. Bu kuvvetli sürgün verimsizliğe sebep olur. Suyun ve gübrenin yetersiz olduğu, hastalık ve zararlılar tesiri ile zayıf düşmüş ağaçlar çok sert olarak budanmalıdır.

    Yaşlanmış ağaçlarda odun aksamı artar. Yeşil görünüm kaybolur. Sürgün faaliyetleri azalır. Zeytinde kendini yenileme gücünün fazla oluşu nedeniyle gençleştirmeye gidilmelidir. Gençleştirme anadal seviyesinde, gövde seviyesinde ve dipten olacak tarzda yapılır.

    Odunlaşmış, çıplaklaşarak uzamış ve sadece uç kısımlarında az miktarda ürün alınabilen ana dallara sahip ağaçlarda tacın yeniden verilendirilmesi için bu ana dalların ortadan kaldırılması gerekir.

    Dallar gövdeye bağlandıkları  noktanın 30-40 cm üzerinden kesilir. Bu kesim ya periyodik yapılır veya anadalların hepsi tümden çıkartılırlar.

    Gövde seviyesinden yapılan gençleştirmede anadallar ve gövdenin bir kısmı verimden düşmüş ise bu yöntem uygulanır. Aşı noktasının yeri bu kesimde önemlidir. Kesim bunun altından yapılırsa, tekrardan aşılama söz konusudur.

    Bunların dışında bir de verimden tamamen çıkmış ağaçlarda herhangi bir gençleştirmeye gitmeden yanında veya sıra aralarında yeniden fidan dikerek plantasyon yenilenir.

    Gençleştirmenin başarılı olabilmesi için alınması gerekli tedbirler; bakımsız kalmış topraklar takviye edilir. Erozyon ve hayvan zararı önlenir. Taban suyu problemi halledilir. Kesim yerleri koruyucu bir madde ile kapatılır.

     

    Çeşitli seviyelerde uygulanan gençleştirmelerde ilk yıl teşekkül eden sürgünlerin hepsinin gelişmesine müsaade edilmelidir. İkinci yıl bunun %50'si çıkartılır. Daha sonraki yıl ise hangi şekilde bir taç verilecekse ona göre 1-2 veya 3 gövdeli olarak fidan şekillendirilir.

     Gerekli bakım tedbirleri ile yapılan uygun gençleştirme budaması neticesinde ağaç yenilenmiş olur. Ürünün kalite ve miktarı da böylece yükselmiş olur.

    ZEYTİNCİLİKTE  HASAD

    Hasat üretim masrafları içerisinde %50-60’lık bir pay ile en önemli maliyet unsuru durumundadır. Zeytin sofralık veya yağlık olarak değerlendirildiği için hasadı da iki ayrı periyotta yapılmaktadır. Yeşil zeytin hasadında renk sarımsı-yeşile döndüğünde yapılır. Dokusu sertliğini biraz yitirmiş, normal iriliğini almıştır. Zaman olarak Eylül- Ekim'dir.

    Zeytinler siyah olarak hasat edilecekse çeşide  has rengin alınması beklenir. Fazla gecikme danede yumuşamaya neden olur. Hasad Kasım-Aralık'ta yapılır.

    Yağlık zeytinler ağaçta yeşil meyve kalmadığında, yağ oranının maksimum seviyeye çıktığı zaman toplanır. Hasat zamanı pratik olarak tespit edilebilir. Mevsim durumuna göre yağış, fırtına, soğuk ve don zararı söz konusu ise ayrıca zeytin sineği zararı söz konusu ise erken hasad edilebilir. Meyvemsi bir tad isteniyor ise yine erken hasat söz konusudur.

    Hasat yöntemleri; elle sıyırma, silkme, sarsma, çırpma, sırıkla indirme şeklindedir. Son zamanlarda hasat makinaları da kullanılmaya başlanmıştır.

    Ürün kalitesi yönünden en iyi hasat şekli ürünü elle sıyırmadır. Deneyimli personelce olursa randıman yükselir. Hasat sepete, torbaya veya sergi üzerine yere sıyrılabilir.

    Sırıkla yapılan hasatta dalların ve filizlerin kırılması, kanserli bölgelerde bulaşma ve müteakip yılın ürününün zarar görmesi gibi olumsuzluklar söz konusudur. Eğer zorunlu olarak sırık kullanacaksak sırık üzerine bez veya benzeri malzeme sarılmalıdır. Vuruş şekli içten dışa doğru olmaktadır.

    Kayıpların önlenmesi ve randımanın artırılması için mekanik hasada geçilmiştir. Elle kullanılan basit taraklarla randıman %20 artmıştır. Küçük bahçelerde ve büyük makinelerin giremeyeceği plantasyonlara düşük maliyetli basınçlı hava ile çalışan taraklar, sarsıcılar ve çırpıcılar sokarak hasat edilebilir.

     

    Sarsıcı  makinelerin    randımanını  artırmak için danelerin kopmasını kolaylaştırıcı kimyasal maddelerle çalışma yapılmaktadır. Çeşitli yöntemlerle hasat edilen zeytinlerle birlikte yaprak ve filizlerde dökülür. Daneden bunların elle ayrılması zaman kaybına neden olur, bunun için elek ve temizleyiciler kullanılmaktadır.

    ZEYTİN HASTALIKLARI

    ZEYTİNLERDE HALKALI  LEKE HASTALIĞI

    Hastalık etmeni, kışı yere dökülen veya ağaç üzerinde kalan canlı ve kurumuş hastalıklı yapraklarda geçirir.

    Ege  bölgesi  kıyıları  ilk  ve  sonbaharda  genellikle  yağışlı geçtiğinden hastalığın gelişmesine uygundur. İç kısımlarda ise, kuytu su tutan yerler, hava ve güneş alamayan sık dikilmiş, budanmamış zeytinlikler hastalığın görülmesi için uygun ortamlardır. Fazla azotlu ve çiftlik gübresi kullanılması hastalığın artmasına neden olur.

    Ilk belirtileri ilkbaharda yaprakların üst yüzeylerinde yuvarlak noktalar şeklindeki lekelerdir. Bu görünüm nedeniyle hastalığa halkalı leke hastalığı adı verilir.

    Yapraklar fonksiyonlarını tam yapamadıklarından az meyve tutumuna ve meyvelerin erken dökülmesine neden olurlar. Epidemi yıllarında  yaprakların  tamamının  dökülmesiyle  ağaçlar  çıplak kalabilirler. bu durumda kuvvetten düşen ağaçlarda sürgün ve ince dallar kuruyabilir.

    Özellikle sulanan, nemli ve ağır topraklarda ve denize yakın zeytinliklerde hastalığa her yıl rastlanılmaktadır.

     

    MÜCADELESİ

    Kültürel Önlemler

    a. Taban arazide, ağır ve su tutan topraklarda, havasız ve nemli yerlerde zeytinlik tesis edilmemelidir.

    b. Su  tutan  arazilerde tesis,  drenaj  kanalları  açılarak  su akıtılmalıdır.

    c. Gübreleme ve sulama tekniğine uygun yapılmalıdır.

    d. Ağaçlar havalanacak ve ışık alacak şekilde budanmalıdır.

    e. Yere dökülen lekeli yapraklar toplanıp yakılmalı veya derince sürülerek toprağa gömülmelidir.

    f.   Dayanıklı çeşitlerin yetiştirilmesine çalışılmalıdır.

    Kimyasal  Mücadele

    Bölgelere göre değişik zamanlarda yapılır.

    Marmara Bölgesinde;

    1. İlaçlama: Ekim ayının ilk yarısında,

    2. İlaçlama: Nisan ayının ilk yarısında,

    Akdeniz Bölgesinde;  

    1. İlaçlama: Kasım veya Aralık ayında,

    2.  İlaçlama : Mart ayının ilk yarısında,

    3.  İlaçlama: Nisan ayının ilk yarısında,

    Ege Bölgesinde;

    1. İlaçlama: Zeytinler sürgün vermeden önce Şubat ayında

    2. İlaçlama: Zeytinler çiçek açmadan önce nisan ayında yapılmalıdır.

    Kullanılacak ilaçlar ve dozları

     

    ZEYTİN  DAL KANSERİ

    Zeytin dal kanseri, zeytin ağacının gövde, dal ve sürgünlerinde değişik büyüklükte ur ve siğiller şeklinde görülür. Bunların büyüklüğü, etmenin bulaştığı yara büyüklüğü ile orantılıdır. Senelik sürgünlerde siğiller küçük ve yuvarlaktır.

    Hastalık etmeni bir yara parazitidir. Bitkiye. budama, sırıkla hasat, don ve dolu çatlaklarından oluşan yaralardan giren bakteri, 2-3 ay içinde yara yerlerinde yeni ur ve siğiller oluşturmaktadır. Bu ur ve siğillerden dolayı ağaç, topraktan besi maddesi almayarak kurur.

    MÜCADELESİ

    Kültürel Önlemler

    1. Sık sık don olayının meydana geldiği yerlerde zeytin üretimi yapılmamalı,

    2. Kanserli fidanlarla zeytinlik tesis etmemeli,

    3. Aşı kalemlerini kansersiz zeytinliklerden almalı,

    4. Kanserle bulaşık zeytinliklerde, budama işleri rutubetli ve yağışlı günlerde yapılmamalı,

    5. Kompoze gübre verilmeli,

    6. Sırıkla hasat yapılmamalı,

    7. Kanserle bulaşık zeytinliklerde budama işlemi, Temmuz- Ağustos aylarında yapılmalı,

    Kimyasal  Mücadele

    1.    İlaçlama: Aralık sonunda,

    2.    İlaçlama: Şubat sonunda,

    3.    İlaçlama: Nisan ayında,

    4.    İlaçlama: Eylül ayında, Bordo bulamacı uygulanarak yapılmalıdır.

       

    ZEYTİN ZARARLILARI

    Türkiye dünya zeytin üreticisi ülkeler arasında ağaç sayısı ve zeytinyağı dış satımı açısından 4, sofralık zeytin üretiminde ise İspanya’dan sonra 2. sırada yer almaktadır.

    İklim ve yetiştirme koşulları, periyodizite hastalık ve zararlılar zeytin üretimini büyük ölçüde sınırlamaktadır.

    ZEYTİN  SİNEĞİ

    Larvası meyve etinde galeriler açarak beslenir ve özellikle salamuralık çeşitlerin salamuralık özelliklerinin azalmasına ve yığın asitliğinin yükselmesine neden olur.

    Mücadelesi

    Meyvelerde vuruk görülür görülmez ilaçlamaya geçilir. Kültürel  mücadele Kurtlu meyvelerin toplanması öğütlenmektedir.

    ZEYTİN GÜVESİ

    Zararlının larvası yaprak, çiçek ve meyvede zarar yapar meyve tutumunu engeller.

    Kimyasal  Mücadele

    Yaprak dölüne ve meyve dölüne karşı ilaçlama yapılır.

    ZEYTİN KARA KOŞNİLİ

    Larva ve ergin dönemlerinde ağacın öz suyunu emerek beslenir. Koşnilin yoğunluğu arttıkça, yaprak ve meyve dökümleri ile dallarda kurumalar başlar.

    Kültürel  Mücadele

    Koşnil genelde kuvvetli ağaçlarda daha az zararlı olduğundan zayıf düşmüş ağaçların kuvvetlendirilmesi zorunludur.

    Biyolojik Mücadele

    Doğadaki mevcut faydalı türler koşnili %50'nin üzerinde kontrol edilebiliyorsa ilaçlama yapılmamalıdır.

    Kimyasal  Mücadele

    Zararlıya karşı kış ve yaz ilaçlamalarından biri yapılmalıdır.

    Bu yazı http://www.tarim.gov.tr/hizmetler/yayinlar/e-kitap/meyvecilik/zeytin.htm den alıntıdır.

     

    Yazanlar (yok) Yorum Yaz

    • 11/2/2008 - İNTERNETTEN PARA KAZANMA YOLLARINDAN BİRİSİ

    Davet Kodunuz:
    http://www.search-earn.com/meksi16

    Yazanlar (yok) Yorum Yaz

    <- :: Sonraki Sayfa ->
    RESMİ SİTELER


  • Web'te Türkçe

    Arama Motoru
     
    Bilgisayar Dergisi
     

    ©Reklam Vermek İçin Lütfen İrtibata Geçiniz. meksi71@hotmail.com ©Bu Site Karakoca Köyünün Tanıtımı için Hazırlanmıştır. İlgileriniz İçin Teşekkür Ederiz.
    Google
      .
    Düzenleyen By M.Ekşi



    karakcakoyu.blogcu.com